Zihni Kaya Özgürlük

innerHTML Özelliği

Sözdizimi:

var hamHTML = eleman.innerHTML;
eleman.innerHTML = hamHTML;

Eleman içeriğini -varsa alt elemanları da- biçimlendirilmemiş(ham) html olarak getirir veya belirler.

1
2
3
4
5
6
7
8
<div id="myDiv"><p>içerik</p>
<p>paragraf metin</p>
</div>
 
//myDiv elemanın içeriği:
document.getElementById("myDiv").innerHTML;
 
// Çıktı "<p>içerik</p><p>paragraf metin</p>"
Paylaş:
  • Farkinda
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google
  • Digg
  • LinkedIn
  • Live
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • TwitThis
  • Yahoo! Buzz

setAttribute() Metodu

Sözdizimi:

eleman.setAttribute(ad, deger);

Elemanlara yeni nitelik ekler veya varolan elamanın niteliğini değiştirir.

adi parametresiyle niteliğin adı belirtilir.
deger parametresiyle niteliğin değeri girilir.

<input id="txtAdi" type="text" />

Yukardaki gibi bir input elemanımız olsun, value niteliğini Atatürk yapalım.

document.getElementById("txtAdi").setAttribute("value", "Atatürk");
Paylaş:
  • Farkinda
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google
  • Digg
  • LinkedIn
  • Live
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • TwitThis
  • Yahoo! Buzz

Mevlana Celaleddin Rumi – Etme!

ETME

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.
Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

Ey ay, felek harab olmuş, ziyan olmuş senin için
Bizi öyle harab, öyle ziyan ediyorsun, etme.

Ey, makamı var ve yokun üstünde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.

Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan
Sen ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.

Şekerliğinin içinde zehir olsa dokunmaz bize
Sen zehri o şeker, şekeri zehrediyorsun, etme.

Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme.

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme.

İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme.

MEVLANA

Paylaş:
  • Farkinda
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google
  • Digg
  • LinkedIn
  • Live
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • TwitThis
  • Yahoo! Buzz

Gitar Çalanlara John Mills’den 10 Altın Kural

1. Her zaman yanlız başınıza çalışın. Aksi taktirde konsantrasyonunuz bozulacak, bir süre sonra yanınızdakiler “bu senin bildiğin tek parçamı? Bugün aynı parçayı belki otuzuncu kezdir çalğyorsun” gibi yorumlar yapmaya başlayacaktır. Eğer odada bir başkası varsa sizin yaptığınız “pratik yapmak” değil sadece “çalmak” olacaktır.Her iki kelime aynı fonksiyonu tanımlıyor gibi gözükse de aslında tamamen farklıdır. Pratik yapmak bilgiyle beyni besleyen oldukça yoğun bir süreçtir. Bu, çok zaman harcandıktan sonra bilinç altına yerleşmiş olur ve Kraliyet Festival Salon’unda 3000 kişi önünde yada evde ailenizin önünde olsanız bile icranız esasında bir hatırlama sürecidir.
2. Pratik yaptığınız oda sessiz, ılık ve iyi havalandırılmış olmalıdır. Soğuk ve havasız ortamlarda konsantre olunacak süre oldukça azdır.
3. Pratik yapmaya başlamadan önce gitarınızın doğru akortta olup olmadığını kontrol edin.
4. Kendinizi her zaman pratik yapma amacınıza yönlendirin. Bu amaç belli bir çalışmayı yada alıştırmayı öğrenmek yada bir parçanın zor bölümünü düzenlemek olabilir. Etrafınızda tembel tembel dolanan insanların çalışmanızı bölüp sorun çıkarmalarına izin vermeyin. Pratik yapmak için günde en fazla yarım saat ayırabiliyor bile olsanız, gerektiği şekilde konsantre olduğunuz taktirde bu kadar süre içinde bile inanılmaz başarılar elde edebilirsiniz.
5. Bir seferde bir saatten fazla çalışmayın. Biliyorumki her şey yolunda giderken gitarı bırakmak zordur, fakat inanmalısınızki on dakikalık ara bile konsantrasyonunuzu yeniden toplamanıza yardım eder. Bilimsel olarakta kanıtlandığı gibi insan beyni bir konu üzerine birkaç dakikadan fazla odaklanamaz, konsantrasyon dağılmaya başlar. Alıştırma yapılarak bu süre 45 dakikaya ve hatta bir saate çıkarılabilir, fakat bu süre sonunda konsatrasyon süresi giderek aşağılara düşer. Bu yüzden bu süreyi artırmak tehlikelidir,aksi taktirde dikkatimiz dağılmaya başlar. Yorgun olduğumuzda yaptığınız teknik ve müzikal hatalar artar ve bu hataları yok etmek haftalar hatta aylar alabilir.
6. Bir pratik yapma oturumuna çok fazla malzeme doldurmaya çalışmayın. Oturumunuzun bir kısmını teknik çalışmalara (diziler,alıştırmalar…vb) ve bir kısmı da özel bir parçayı çalışmayı içerecek şekilde zamanınızı ayarlayın. Az miktarda bir şeyi iyi yapmak tamamını kötü yapmaktan daha iyidir.
7. Çalışınızı sürekli olarak dikkatle dinleyin. Amacınız notaları kesmeksizin dolu, sıcak, ve net bir ses olmalıdır.Acele etmeyin , başlangıçta her şeyi yavaş yavaş uygulamaya koyun. Düşük hızda iken notaları rahat çalabildiğinizi hissediyorsanız temponuzu biraz artırabilirsiniz. Bir parçayı daha başlangıçta hızlı çalmaya çalışmak ilerlemeyi engeller.Bu durumda yapmış olduğunuz, hataları pratik
yapmaktır ve uzun süreli çalışlar bunu daha kötü hale getirir.
8. Bir parçaya hazırlanıp onu doğru hızda çalıyor olduğunuzda duraksamaktan veya yanlışlıkla başka bir nota yada nota grubu atlamaktan korkmayın. Büyük teknik problemlerin daha önceden belirlenip üzerinde çalışılması gerekir, fakat insanlar mükemmel varlıklar değillerdir hatalar her zaman ortaya çıkabilir. Bu nedenle hatalarınızın üzerine gitmekten korkmayın, çünkü müzikte işlenebilecek en büyük suç ritmi ya da akıcılığı bozmaktır.
9. Kabiliyetinizi aşan bir parçayı çalmaya uğraşmayın. Boyle parçaları herhangi bir şekilde duyup kendi kendinize pratik yapmaya çalışabilirsiniz. Fakat bu parçaları gelecekte başvurmak üzere şimdilik rafa kaldırmanızda bir sakınca yoktur. Kendinize bir pratik yapma çizelgesi hazırlayın. Bu çizelge basit parçalardan zor olanlara doğru sıralanmalıdır.
10. Gitar oldukça yaygın kullanılan bir enstrumandır.Bu nedenle gitarla ilgilenen insanlar arasına girdiğinizde onlarla birlikte çalışın, repertuarınızı paylaşın hatta düet bile yapabilirsiniz. Gitaristler ritm ve tempoda diğer müzisyenlere göre daha serbest hareket etmek isterler (genelde bilinç altı olarak). Bu durumu birlikte yapacağınız çalışmalarla düzeltebilirsiniz.

Paylaş:
  • Farkinda
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google
  • Digg
  • LinkedIn
  • Live
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • TwitThis
  • Yahoo! Buzz

Son Otobüs – Nazım Hikmet Ran

Gece yarısı.Son otobüs.
Biletçi kesti bileti.
beni ne bir kara haber bekliyor evde,
ne rakı ziyafeti.
Beni ayrılık bekliyor.
Yürüyorum ayrılığa korkusuz ve kedersiz.

İyice yaklaştı bana büyük karanlık.
Dünyayı telaşsız, rahat seyredebiliyorum artık
Artık şaşırtmıyor beni dostun kahpeliği,
elimi sıkarken sapladığı bıçak.
Nafile, artık kışkırtamıyor beni düşman.
Geçtim putların ormanından baltalayarak
nede kolay yıkılıyorlardı.
Yeniden vurdum mihenge inandığım şeyleri,
çoğu katkısız çıktı çok şükür.
Ne böylesine pırıl pırıl olmuşluğum vardı,
ne böylesine hür.

İyice yaklaştı bana büyük karanlık.
Dünyayı telaşsız, rahat seyredebiliyorum artık.
Bakınıyorum başımı kaldırıp işten,
karşıma çıkıveriyor geçmişten
bir söz
bir konu
bir el işareti.

Söz dostça
koku güzel,
el eden sevgilim.
Kederlendirmiyor artık beni hatıraların daveti
hatıralardan şikayetçi değilim.
Hiçbir şeyden şikayetim yok zaten,
yüreğimin durup dinlenmeden
kocaman bir diş gibi ağrımasından bile.

İyice yaklaştı bana büyük karanlık.
Artık ne kibri nazırın, ne katibin şakşağı.
Tas tas ışık döküyorum başımdan aşağı,
güneşe bakabiliyorum gözüm kamaşmadan.
Ve belki, ne yazık,
hatta en güzel yalan
beni kandıramıyor artık.
Artık söz sarhoş edemiyor beni,
ne başkasının ki, nede kendiminki.

İşte böyle gülüm,
iyice yaklaştı bana ölüm.
Dünya, her zamankinden güzel, dünya.
Dünya, iç çamaşırlarım, elbisemdi,
başladım soyunmağa.
Bir tren penceresiydim,
bir istasyonum şimdi.
Evin içerisiydim,
şimdi kapısıyım kilitsiz.
Bir kat daha seviyorum konukları.
Ve sıcak her zamankisinden sarı,
kar her zamankinden temiz.

Nazım Hikmet Ran

Paylaş:
  • Farkinda
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google
  • Digg
  • LinkedIn
  • Live
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • TwitThis
  • Yahoo! Buzz